Top

Hikayemiz



Aziz Kubilay Ovacıklı, İsveç’te geçirdiği yüksek lisans ve doktora yılları boyunca, bir araştırma geliştirme şirketinde mühendis olarak çalışıyordu. Doktora çalışmasının bir ürünü ve çalıştığı firmanın bir projesi olarak ortaya çıkan, dünyanın ilk Endüstri 4.0 uyumlu vibrasyon analiz metodunu Türkiye’ye getirdiğinde, Tarık Uçar kimya sektöründe faaliyet gösteren aile şirketlerinde 10. yılını dolduruyordu.


Ortaokul yıllarından sınıf arkadaşı olan ikilinin, uzmanlık alanları ve kariyerleri birbirinden çok farklıydı. 2007 yılında İsveç’e yerleştiğinden beri akademik çalışmalar yürüten Kubilay, elektronik mühendisliği eğitimi almış, sinyal işleme üzerine uzmanlaşmıştı. Çalışma hayatı, İsveçli bir araştırma geliştirme şirketinde ar&ge mühendisi olarak geçmişti. Çevre mühendisliği eğitimi almış olan Tarık, membran teknolojileri üzerine akademik çalışmalar yürüttükten sonra, bu bilgi birikimini tıp alanına kazandırmak için doktorasında biyoteknoloji dalını seçmişti. 10 yıllık çalışma hayatı, kimya sektöründeki şirketlerinin satış ve pazarlama faaliyetlerini yürütmekle geçmişti.



Bir Türk mühendisin ellerinde hayat bulan bu eşsiz teknolojinin, Türk sanayisine hızla kazandırılması için işbirliği yapma kararı aldılar. Kubilay, gerekli olan ileri mühendislik bilgisini sağlayarak sanayi problemlerininin çözümüne yardım edecek, Tarık ise yüksek teknolojili bu ürününün, Türk sanayisi için erişilebilir hale gelmesinden sorumlu olacaktı.

Faaliyetleri, mevcut olan kimya şirketinin çatısı altında başladı. Elektrik ve elektronik mühendisliğinden, çevre mühendisliğine; kimya mühendisliğinden, biyoteknolojiye birçok farklı alanda bilgi ve saha tecrübesine sahip olan ikili, kendi aralarında dahi multi-disipliner çalışmalar yürütebileceklerinin kısa sürede farkına vardı. Faaliyetleri yeni bir boyuta taşınmıştı; Endüstri 4.0 uygulamalarından faydalanılarak, global sorunlara çözümler aranacaktı. Çalışmalar ilk meyvesini, elektronik haberleşme alanına da girmeleriyle verdi. Kubilay’ın elektronik bilgisi ile Tarık’ın sanayideki tecrübesi birleştirilecek; radyo frekans haberleşmesi, yakın alan haberleşmesi ve bluetooth teknolojileri kullanılarak, akıllı fabrikaların yaratılmasına yardım edilecekti. Bu konuda dünyaca söz sahibi olan Finlandiya’lı partnerleri ile imzalar atılmış, faaliyetlere hızla başlanmıştı. 



Yüksek teknolojili bu ürün ve hizmetler, kayda değer oranda araştırma ve geliştirme faaliyeti gerektiriyordu. Ar&Ge çalışmalarından en yüksek verimin alınması için, faaliyetlerin teknoloji geliştirme bölgesine taşınması kararı alındı. Tüm operasyonlar, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi bünyesindeki Teknopark’a taşındı. Multi-disipliner çalışma prensibine atıfta bulunacak şekilde, çevre ve elektronik mühendisliğinden esinlenerek ENVIRONICS adı oluşturuldu. Şirkete, faaliyet alanını yansıtması amacıyla ENVIRONICS UYGULAMALI BİLİMLER TEKNOLOJİ GELİŞTİRME A.Ş ismi verildi.